iletisim@gonullerdebirlikvakfi.org.tr
0 (312) 312 18 88
BAĞIŞ YAP

DARBELERE KARŞI DURMAK BOYNUMUZUN BORCU, İMANIMIZIN PARÇASI, KÜLTÜRÜMÜZÜN ASALETİ, DEVLET GELENEĞİMİZİN ŞİARIDIR

Yakın dönem siyasal geçmişimiz aynı zamanda darbeler tarihidir. Seçilmiş iktidara karşı asker ve onunla aynı ekonomik, ideolojik, kültürel, sınıfsal kaygılara sahip siyasal kesimler ve hatta üniversitelerin işbirliği ile yürütülen 27 Mayıs darbesi ile başlayan yakın dönem darbeler tarihimiz, ülkemiz, demokrasimiz, devlet geleneğimiz adına bir yüz karasıdır. Ülkemizin siyasal olduğu kadar ekonomik imkânlarını Anadolu insanı ile paylaşmaya yanaşmayan asker ve bürokratik elitlerden meydana gelmiş politik merkezin biçimlendirdiği darbeler, ülkemizin gelişim koridorlarını kapatmış, dünya standartlarından uzağa düşürmüştür.

Bugün gelinen toplumsal olgunluk ölçeğinden hareketle şunu söylemek mümkün ki; hangi politik harekete, toplumun hangi kesimine kim tarafından ve ne gerekçe ile yapılırsa yapılsın darbelere karşı durmak bir medeniyet aklıdır. Dolayısıyla 27 Mayıs’tan 12 Mart’a, 12 Eylül’den 1993’te yaşanan karanlık ilişkilerle ve olaylarla biçimlenmiş örtülü darbe ortamına, 28 Şubat’tan e-muhtıra’ya ve ülkemizin ağır bedeller ödediği 15 Temmuz darbe girişimine kadar bütün antidemokratik kalkışmalara karşı durmak yüce insanlık değerleri, demokrasi standartları, vicdan, hak ve hukuk normları açısından erdemli bir vatandaşlık görevidir.

27 Mayıs’ta ülkemizin seçilmiş ilk başbakanını ve arkadaşlarını idam sehpasında kaybeden Türkiye, ardılı olan diğer darbelerde bu toprakların en kıymetli varlığı olan gençlerini sağı ve solu ile yine idam sehpalarında yitirmiştir. Darbeler, hukuksuz yargılamaların ve olağanüstü hâl mahkemelerinin keyfi kararları neticesinde binlerce ülke evladının ömürlerini çalmış, bunun bedelleri ise milletimiz tarafından en ağır şekilde ödenmek durumunda kalınmıştır. Adalet, emniyet ve sağlık başta olmak üzere topluma hizmet etmesi için yapılanan ve kutsal bir devlet geleneğinin sembolü olan bütün kurumların vesayet altına alındığı, insan olmaya dair bütün vasıfların bu vesayet altında değersizleştirildiği darbeler, sadece genç kuşakların bedenleri üzerinde değil, ruh ve anlam dünyaları üzerinde de derin travmatik etkiler meydana getirmiştir.

12 Eylül askeri darbesinin 39. yıl dönümünde toplumumuzun sivil dinamiklerinin gelişmesi, hak, adalet ve vicdan duygularımızın yıpratılmaması için, kime ve ne gerekçeyle yapılırsa yapılsın her tür demokrasi dışı silahlı ya da silahsız girişime en şiddetli tavrı almak boynumuzun borcu, imanımızın parçası, kültürümüzün asaleti ve devlet geleneğimizin şiarıdır. Çocuklarımıza daha adaletli bir gelecek, insan hak ve hürriyetlerinin anayasal güvence altına alındığı daha hür bir ülke bırakmak istiyorsak her türlü darbe girişiminin önünde önce, 12 Eylül’ün bütün şiddetini yaşayan bizler durmak zorundayız.

Bu vesileyle Türk milletine karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri olarak gördüğümüz 12 Eylül darbesini bir defa daha telin ediyor, şehitlerimizi rahmetle anıyor, 12 Eylül’ün her türlü zulmüne, ezasına, cefasına göğüs germiş dava arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz.

 

GÖNÜLERDE BİRLİK VAKFI